Bildiğiniz üzere Paris Moda Haftası, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen bir giyim fuarıdır. İlkbahar/Yaz ve Sonbahar/Kış sezonları olmak üzere koleksiyonlar sergilenir. Peki ya bu sezonun Paris moda haftasında neler oldu?

 Paris Moda Haftasından Geriye Kalanlar: Giyilebilir Teknoloji - Kizlar.Online

Giyilebilir Teknoloji Modayla El Sıkışıyor

Giyilebilir teknoloji yeni çağın moda trendleri arasında kabul ediyor. Çoğu ünlü teknoloji markasının üzerinde araştırmalar yaptığı ve tasarımcıların koleksiyonları için düşünmeye başladığı bir konu. Giyilebilir teknolojilerin konusu daha çok hasta bakımı, klinik deneyler, spor ve savaş alanında anlık olarak hayati verilerin takibinde kullanıldığını biliyoruz. Büyük firmaların, tasarım şirketlerinin ve küçük ekiplerin çeşitli alanlarda yatırımcılardan topladıkları fonlar ile neler yaptıklarını hepimiz gördük. Ancak bu teknolojileri moda dünyasında görmek bizi şaşırtan bir durum oldu. Çünkü herkes farklı bir şeyler yapmak istiyor ama hep aynı ürünlerin etrafında dolanıyordu.

 Paris Moda Haftasından Geriye Kalanlar: Giyilebilir Teknoloji - Kizlar.Online

Paris Moda Haftasında Giyilebilir Teknoloji

Giyilebilir teknolojinin Paris moda haftasında kullanılması hem insanlarda merak uyandırdı hem de ses getirdi. Hüseyin Çağlayan, Intel ortaklığı ile değişik bir etkinliğe imza attı. Bu defile Yaz/Bahar koleksiyonu içindi ve Hüseyin Çağlayan’ın modellerinin hepsi gözlük ve kemer şeklinde teknolojik sağlık takip cihazları giyiyordu. Gözlüklerin içinde EEG elektrotları, kalp monitörleri ve mikrofonlar bulunuyor, kemerlerde ise stres seviyelerini ölçmeye yarayan sensörler mevcuttu. Intel Compute Stick tarafından üretilen cihazlar aynı zamanda Bluetooth bağlantısına sahipler ve bu bağlantı sayesinde kendi aralarında bilgi alış verişi sağlayabiliyorlar. Mankenler podyumda yürürken cihazların ölçümleri podyumun yanlarındaki duvarlara yansıtıldı. Mankenlerin beyin dalgalarından nabızlarına kadar birçok bilgi defileyi izleyen kişiler ile paylaşıldı. Bu bilgiler bluetooth bağlantıları ile mankenlerin bellerindeki kemerlere gönderildi. Böylece görüntüyü, sesleri ve animasyonları duvarlara yansıtan Hüseyin Çağlayan yine farkını ortaya çıkararak çok güzel işlere imza atacağının sinyallerini verdi.