Canın son üç gündür olduğu gibi bugün de bir şey yapmak istemiyor değil mi? Sadece oturma eylemi gerçekleştirmek istiyorsun. Hayatını bir pandanın yaşamıyla özdeşleştirmiş bir şekilde, yatakta debelenmek de son zamanlarda sıklıkla yaptığın şeyler arasında yer alıyorsa, sıkıntı büyük! Depresyonu kapıdan içeri buyur etmişsin bile… Biz kızlar olarak zaten pek de severiz depresyonu. Nutellamızı elimize alıp kaşıklamak için bahane arıyoruz zaten… Sen umarsızca kendini evin içine kapattığın bu günlerde, Vasfiye teyzeyi aratmayan karamsarlığın, etrafındakilerin de senden uzaklaşmasına sebep oluyor ve zamanla kendine olan güvenin de yerlerini yellere bırakıyor.

 Kapıdan İçeri Giren Depresyon Muydu? - Kizlar.Online

Depresyon Nedir – Kizlar.Online’dan Dinleyin!

Bu pek müstehzi duygunun (evet, müstehzi çünkü bir duygu, duygusuzluğa sürükleyen bu çukurda ancak bu kadar dalga geçebilirdi bizle) eş anlamsı çöküntü oluyor, zira ruhun Marmara Depremi’nin etkisinde kalmış temeli zayıf binalar gibi bir anda çöküyor. Dışarıya ve uyaranlara karşı tepkin azalıyor, bir şeyler yapma yani girişim isteğin köreliyor. Bunun yanı sıra umutsuzluk, yaz aylarında kolunla temas ettiğin her şeyin arasında zamk görevi gören o nemli ve boğucu günler gibi sarıyor ruhunu… Yani böyle vıcık vıcık, üstünden atamadığın ve ruhunu temizlemedikçe devam eden bir üzüntü sorunsalı… Bir ruhsal bozukluktur, depresyon.

Depresyonun Talihsizleri Büyük Çoğunlukla Biz Kadınlar

Duygu yoğunluğumuzdan mıdır nedir, kadınlarda depresyonun görülme oranı erkeklere oranla %2 veya %8 daha fazla seyretmektedir. Kadınlar %4 ila %10 arasında bir oranda depresyonla karşı karşıya kalıyorken erkeklerde bu oran sadece %2 veya %2,5’lardadır. Yine depresyon riskinin de bizde daha çok olduğunu söyleyebiliriz, hanımlar.

 Kapıdan İçeri Giren Depresyon Muydu? - Kizlar.Online

Neden Depresyona Gireriz?

Aslında depresyonu tetikleyen birçok şey var. Bunlar zihinsel olduğu kadar fiziksel sebeplerden ötürü de gelişebilir. Zihninin duraklama dönemi, bedenini de tahttan indirerek tam bir iç savaş ilan eder. Uyku problemleri, tükenmiş hissetmek ve fiziksel rahatsızlıklar baş göstermeye başlar. Beynimizdeki olumsuz duyguların sıklıkla tekrar etmesi, beyin kimyamızı da etkilemektedir. Bu yüzden depresyon sürecinin tetikleyicisidir. Yani akıl – beden bağlantısı devreye girmektedir. Bu yüzden antidepresan kullanımları bu olumsuz duyguları bastırarak, olumlu duyguların yüzeye çıkmasını amaçlar.

Genlerin de bir diğer etkileyici faktör olduğu söylenebilir. Bu çocukluk döneminden itibaren gelişen bir süreçtir. Bazılarımız daha aktif, bazılarımız ise daha yavaşızdır. Biyolojik bir yatkınlık söz konusu yani…

Depresyondan Kurtulmaz İstiyorum – Doktor Bul Derdime Bir Çare!

  • Stres, seni kötü yola yani depresyona sürükleyen kötü bir arkadaş gibidir. Bu yüzden, ne kadar stresten uzak o kadar depresyondan uzak…
  • Stresin yavaş yavaş inşa edildiği unutulmamalıdır. Bir birikmişlik, depresyonun en iyi öğünüdür. Tekrar tekrar hatırlanan bu ufak ama zamanla büyüyen problemler, en ufak bir olayda yıkıma sürükleyebilir. Bu yüzden bardağı taşırmaktan kaçanalım. Biriktirmeden, sorunları ufakken çözmek en iyisi olacaktır.
  • Düşünceler her şeydir. Düşüncelerini olumsuzluktan uzak tutmak senin depresyon sürecinde, en büyük yardımcın olacaktır. Yani arada Pollyannacılık oynasan fena olmaz! Sürekli hareket etmelisin ki içinde bulunduğun o puslu durumdan sıyrılabilesin.
  • Sevdiğin şeyleri tekrar yapmaya çalışmalısın, eğer onu yapmaktan sıkılırsan diğer sevdiğin şeylere yönelmelisin. Depresyonun esiri olma!
  • Asla ve asla yalnız kalma, etrafında mutlaka kafanı dağıtacak insanlar olsun. Hiç olmadı, aç bir defter kendi kendine sorunun ne olduğu anlat veya kendini güldürmeye çalış!
  • Bol bol güneşe çık!
  • Öğünlerini sakın ve sakın atlama! Depresyon iştahsızlığı çok sever!