Kilo alma korkusu yaşayanları etkisi altına alan Bulimia Nevrosa hastalığı oldukça ciddi bir rahatsızlıktır. Öncelikle Bulimia Nevrosa nedir sorusunu cevaplandırmaya başlayalım. Psikolojik olarak kilo almayı sorun haline getiren kişilerin yakalandığı bu rahatsızlık aşırı yeme dürtüsünden sonra kendini kusturma ile başlar. Çoğunlukla bayanların yakalandığı Blumia rahatsızlığı, kısa sürede önlem alınmazsa ölümle sonuçlanabilir. İntihara meyilli olan bulimik hastaları, çoğunlukla gizli depresyonun etkisi altındadır ve bunu kimse farkedemez.

Bulimia Nevrosa tedavisi gerçekleştirilemezse bu hastalık ölümle sonuçlanmaya varabiliyor. Bulimia hastalığı kişiyi hem psikolojik hemde fizyolojik olarak kısa sürede eritir.Bu hastalığın iyileşmesinde kişinin ailesi ve çevresi , kişiye destek vererek iyileşme sürecine büyük katkı sağlar.Yüzde doksan yetişkinliğe geçiş yapan kadınlarda gözlenen Bulimia Nevroza'nın belirtilerine göre çeşitleri de farklıdır. Son yıllarda kilo almayı dert edinen erkek nüfusunun artmasıyla erkeklerde sıklıkla görülmeye başlayan bulimik hastalarında özgüven eksikliği had safhaya ulaşmış durumdadır.

Bulimia Anoleksia’nın İlerlemiş Hali

Zayıf bir vücuda sahip olmak için yemek yememek ve az uyumak ile beraber aksine aşırı hareketli olmakla ortaya çıkan psikolojik bozukluk Anoleksia'nın ileri seviyesi Bulimia Nevrosa hastalığıdır. Kilo almayı sorun haline getiren genç bayanlar bu hastalığa sıkça yakalanıyor. Genç bayanların yakalandığı bu durumun tamamen psikolojik olduğunu belirten uzmanlar, Bulimia hastalığının ardında gizli depresyon olduğunu ve bu sinsi depresyonun çok zor farkedildiğini açıkladı. Bulimik kişilerin dışarı dönük neşeli hallleri bu gizli hastalığının üstünü örterken, yeme bozukluğunun olduğu da çok sonraları anlaşılır. Yeme ve çıkartma nöbetleri sırasında depresyon belirtilerinin gün yüzüne çıktığını vurgulayan uzmanlar, Bulimik kişilerin zayıf kalmak için müsil ve vücuttan su attıran ilaçları kullanmasının yanı sıra aşırı egzersiz ile yemek takıntısını güçlendirdiğini belitti. Toplum içinde yemek yiyememe ile güçlenen fizyolojik ve psikolojik etkilerle, bulimik hastaları depresyonla karşı karşıya kalmaktadır. Bu da kişinin sağlığı açısından oldukça tehlikeli bir durumdur.

Bulimia Nasıl Anlaşılır?

Zayıf kalmaya ve ideal ölçülere kavuşmaya kendini şartlandıran bir anlayışı yaşam felsefesi edinen Bulimia Nevrosa hastaları aksini düşünmeyi şiddetle reddeder. Yemek yedikten sonra kendini aşağılama ve suçlama eğiliminde olan bu bulimik hastaları, yemek yemeyi durduramayacağını düşünerek, yemek yenecek ortamlardan kaçmayı tercih eder. Bu da oldukça sıkıntılı bir durumdur. Böylelikle asosyal bir yaşam sürmeye başlayan Bulimik hastaları başkalarından onay beklemeden hareket edemeyen, yemek yiyip kusacakları yer bulamadıklarında sinirli hale gelen bir yapıda olur. Bulimik hastalarının en belirgin özelliklerinden bir kaçını da şöyle sıralayabiliriz; Aşırı halsizlik ve kaslarda zayıflık, diş çürümesi, halsizlik başdönmesi ve ağrısının yanısıra adet düzensizliği, nefes alma sorunları, bağırsak problemleri, cinsel yaşamdaki farklı eğilimler,  böbrek ve karaçiğerde ciddi oranda hasar oluşması, yemek borusunda yırtılma, kalp ritminde düzensizlik, salgi bezinde büyüme, mide rahatsızlıklarının büyük bir bölümü, kansızlık, üstünde ve eklemlerde morluklar ve yaralar, saçlarda dökülme ve kalp krizi.

Çoğunlukla ruh halleri değişen ve duygusal tepkileri aşırı olan Bulimia Nevrosa hastaları intihara meyilli kişilerdir. Bu noktada dikkatli olunması gerekmektedir. Bulimia hastalarına karşı oldukça hassas davranılması ve kendisinin bile farkedemediği bu durumu kolay atlatabilmesi için uzman kişilerden destek alması şarttır.

Bulimia’nın Türleri

Bulimia Nevrosa hastalığı kendi arasında çeşitlere ayrılmıştır; Kusma eylemini kişinin kendisinin yaptığı türde, bulima hastası düzenli olarak kendini kusturmayı başarır. Bu işi yaparken el ile kusturmanın dışında kişi, idrar söktürücüler, müsil ilaçları ve lavman da kullanır.

Kusma görülmeyen bulimia türünde ise kişi kendini aç bırakma eylemine geçerken aşırı egzersiz yaparak kilo takıntısını yok etmeye çalışır. Bu da tehlikelidir. Yine müsil ilaçları ve idrar söktürücüleride kullanan Bulimik, yemediği halde kilo alacağı endişesi taşıdığından vücudunu ağır egzersiz altında halsiz bırakır.

Kilo kaygısı taşıyan Bulimia Nevrosa hastaları, bu kaygının tetiklendiği kusmanın yarattığı geçiçi endorfin salgısıyla kendini mutlu hisseder. Yemek yemenin verdiği haz ardından gerçekleşen pişmanlık ve kusma sonrasındaki mutluluk Bulimik için bağımlılık haline gelir. Bu da kişinin sağlığını tekrar kazanması noktasında büyük bir engeldir.

Uzman Doktorlardan Yardım Şart

Ergenlikten yetişkinlik dönemine geçiş ile sinyalleri verilen ve yetişkinliğin ilk evrelerinde sıkça gözlemlenen bulimia hastalığı, kişinin kendisini çirkin görmesi ve kilolu hissetmesi ile başlıyor. Bu beğenmeme duygusuyla hasta diyete başlıyor ve kısa zamanda aşırı yeme isteği ve açlıkla karşı karşıya kalıyor. Bu dürtü ile savaşamayan kişi önce yiyiyor sonrada kusma işlemini gerçekleştirerek kendini tatmin etme yolunu tercih ediyor. Yakalanıldığı zaman fark edilme süresi uzun olan bu hastalığın pençesinden kurtulmak için kişinin ailesi ve sevdiklerinden alacağı destek büyük önem arz etmektedir. Tamamen psikolojik iyileşmeyle ortadan kalkacak olan Bulimia Nevrosa hastalığında organların hasar görüp görmediğinin tespit edilmesi de bu iyileşme sürecinde oldukça etkili olmaktadır. Anti depresan ilaçların yanı sıra kişiye kazandırılacak yeme alışkanlığında inatçı olunması kadar sabır da önemlidir. Bulimik hastasının içinde barındırdığı kaygıdan uzaklaşmasını sağlayacak alternatif uğraşlar bulma da iyileşme sürecinde etkili olabilir. Bu kişinin psikolojisini iyileştirmede etkin metotlardan birisi olarak dikkat çekmektedir. Kişinin uzun süre diyet yapmasını engellemek ve sevdiği yiyecekleri ikram etmek de iyileşme için etkili bir yoldur. Görüldüğü gibi, hastalığın tedavisinde kişinin psikolojisine yönelik olumlu hareketler önemli bir görev üstlenmektedir. Bu noktada kişinin çevresinde bulunan yakınlarına büyük iş düşmektedir.

Bulima Nevrosa Hastalığı’na Yakalanma Oranı Nedir?

Her 100 kişiden ikisinin bu hastalığın pençesine yakalandığı saptanırken, bu hastalık belirtilerinin farklı şekillerini daha sık olarak gören kişi sayısı her 100 kişiden 5 kişi olarak belirlenmiştir. Genellikle 18 ile 24 yaş aralığındaki bayanlarda çok sık bulimia nevrosa hastalığına rastlandığını belirten uzmanlar, her 100 bulimikten 90'ının genç bayanlardan oluştuğunu vurguluyor. Son yıllarda kendine dikkat eden erkek sayısındaki atış bu oranların değişmesinde de etkili olurken, şişmanlamaktan çekinen ve aşırı kilo kaygısı yaşayan erkek sayısında da hızla artış olduğunu belirtiliyor. Vücut geliştirme gibi sporlara ilgisi artan erkeklerin bazılarında görülen aşırı açlık krizine girme ve yediğini çıkartma eylemi buna ek olarak müsil ilaçlarını kullanma şeklindeki artış, erkeklerinde bulimia nevrosanın etkisinde olduğunu gösteriyor. Bu da hastalığın sadece bayanlara özgü olmadığını ortaya koyuyor.

Bulima Hastalığının Risk Grupları

Güzelliğin zayıf olmakla eşdeğer olduğunu düşünen 18 ile 24 yaş arasındaki genç kızların bulimia nevroza hastalığına yakalanmada riskli gruplar arasında olduğu söylenir. Özellikle vücut ölçüleri şart koşulan meslekler olan danscılar, makenler ve sporcularda bu hastalığın görülme oranı da bir hayli fazla

Özgüven eksikliği yaşayan, kendini sadece vücudu ve kilosuyla tanımlayabilen kişilerinde bulimik hastalığına yakalanma riski kuvvetli. Aile ve yakın çevrede bulunan eş dost ve akrabanın kilo probremleriyle dalga geçmesi de bulimia nevrosaya neden olabiliyor. Bulimik risk grupları arasında aile geçmişi de önemli eğer ailenizde bu hastalığı geçirmiş biri varsa sizinde bulimik olma riskiniz çok kuvvetli.